2 08 2015

#anlatananne | Sut meselesi


Çoğu annenin hiç düşünmüyormuş gibi yaptığı ama gün içinde 1534862 kere düşündüğü, sanki anneden daha çok önemsiyormuş gibi her allahın kulunun sorguladığı bir meseleye değinmek istiyorum.

Öncelikle kendimden bahsetmek istiyorum. Kızım Beril’i 4 ay sadece anne sütüyle besledim. Hamileliğimden beri hep düşük kilolu olan bir bebekti ama güzel emerdi, doyardı, gece uzun uyurdu, huysuzluk etmezdi. Düzenliydi, mutlaka belirli saatlerde emerdi. Saati gelmediyse mümkün değil emziremezdim. Hala da öyle, aralarda yemek yemek istemez, saati gelince öğününü bitirir.

Gel zaman git zaman bizim için doktor konusunda yanlış bir karar verdik ve tesadüfen o sıra mastit oldum. Yani süt kanallarımda tıkanıklık oluştu. Aslında bu süt azaldığından değil, fazla üretilen süt boşaltılamadığı için olmuştu. Tek göğüsle beslemeye çalışırken doktorumuzun 4. Ayda (1 ay içerisinde) 600 gr almasının çok çok az olduğunu, eğer ki hastalanırsa yataklara düşeceğini söyleyerek bizi korkuttu ve mama takviyesine başlattı. Günde 100 ml! Yani yarım çay bardağı kadar. Yani ben emzirmediğim saatlerde oturup sağdığımda 200-300 ml çıkarıyordum zaten. O 100 ml mamanın Beril’e hiçbir faydası olmayacaktı. Olmadı da. Kendisi ısrarla bize çok işe yaradığını anlatmaya çalışsa da Beril 6 aylık olduğunda biberona alışmış emmeyi bırakmış ve hatta daha az kilo alır olmuş bir bebekti. 7. Ayda doktorumuzu değiştirdik.

9. aya kadar günde yaklaşık 4 saatimi süt sağmaya harcayarak geçirdim ve sonunda sütüm bitti. Çünkü pompaya yanıt vermedi beynim. Beynim diyorum çünkü sütü üreten göğüs değil beyin. Bu arada da Beril’e uyanıkken hiçbir şekilde biberondan mama ya da kendi sütümü içiremez oldum, ve giderek daha az kilo almaya başladı. 9. Ayda çok ciddi ve uzun süren bir enfeksiyonlu hastalık geçirdi, atibiyotikle tanıştı. O gün bu gündür zırt pırt hasta olur ve antibiyotik kullanmadan ateli 40.5 derecenin altına düşmez. Benim düşünceme göre anne sütünden eksik kaldığı için bağışıklık sistemi düşük.

Sonradan öğrendik ki sadece anne sütü ile beslenen bir bebek için 4. Ay içinde 600 gr alımı gayet iyi bir miktarmış. Hatta 250-300 gr alan bebeklerde bile mamaya başlamaktansa az olsun anne sütü olsun diyor şimdiki doktorumuz. Pişmanlık ve talihsizliklerle dolu emzirme maceram bu. Bir çocuğum daha olursa (inşallah) gak dese meme guk dese meme vereceğim, ağzına biberon sürmeyeceğim, katı gıdaya 6 ay bitmeden başlamayacağım!

...

Şimdi gelelim emziren, emzirecek olan annelere. İlk olarak şu cümleyi bir kağıda yazın, baş ucunuza asın: ‘Her annenin sütü KENDİ bebeğine(-lerine) yeter!’ Allah veya Doğa (artık hangisi size daha yakınsa) bizi böyle yaratmıştır. Bebek veya bebekler doğar ve kendi kendilerine birşeyler yiyebilecek hale gelene kadar annesinin sütü onu doyurur, besler, büyütür. Bu işin doğasında ilk önce buna inanmak var.

Hele ki emzirmek istiyorum ama bakalım sütüm olacak mi diyen hamileler var, çok üzülüyorum.

Teknik olarak kimler emziremez?

Herhangi bir operasyon sonrası göğüs dokusu alınmış olanlar (yine de doktora danışılmalıdır), doğuştan süt kanalları olmayanlar ya da süt kanalları meme ucuna bağlı olmayanlar, AIDS ve HIV hastaları ve tabi ki sigara, alkol ve uyuşturucu kullanan anneler.

Aslında sadece anneler değil tüm kadınlar hatta anne bile olmamış genç kadınlar dahi emzirebilir. Araştırmalarımda anne olmayan genç kızların düzenli emzirme ile süt üretimine başlayabildiklerini öğrendim. Ayrıca kızı doğum yaptığında duygu seline kapılıp sütü gelen anneanneler gördüm. Ve tamı tamına 13 aydır emzirmeyen ben hala zaman zaman süt ürettiğimi farkediyorum. Meğer ki çeşme bir defa açıldı mi bir daha kapanmazmış. O yüzden sütüm kesildi demeyin, süt kesilmiyor :)

Süt arttırılabilir birşeydir. Peki ama nasıl?

Emzirerek! Basit ve kolay. Süt meselesi tamamen arz talep dengesine bağlıdır. Siz bekledikçe süt birikmez. Süt bebeğinizi emzirmeye başladığınız an üretilir. Taze taze. Belirli bir süre sonra beyin otomatik olarak aynı saatte aynı miktarda süt üretmeye başlar. Siz de sütüm doldu zannedersiniz. Aslında bu olabilecek en kötü şeydir. Çünkü bu sefer beyin yeterince sütün halihazırda var olduğunu düşünür ve ikinci bir talep gelene kadar tüm süt üretimini durdurur. Eğer ki böyle bir şey farkederseniz hemen emzirin ya da biraz sağın.

Direk emzirmek ya da sağmak farketmez. Gerçi benim gibi sağdığında tam olarak performans sağlayamayan anneler olabilir. Zaten bunu farkedersiniz. Eğer ki sütünüzü arttırmak istiyorsanız daha sık ve daha fazla miktarda emzirmelisiniz.

Emzirdiğim süre boyunca tüm araştırmalarımda yediğimiz hiçbir şeyin süte etkisinin olmadığını sadece bol su içmenin yeterli olduğu yazıyordu. Ancak aynı zamanda emziren annelerin diyet yapmaması gerektiği ve her gün ek 300 kalori alması gerektiği belirtiliyor. Ben bulgur, buğday, dereotu, kuru soğan ve süt arttırıcı çeşitli içecekler denedim. Bir faydasını görmedim. Ama son derece sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterdim. Tatlı çok yemedim ama makarna pilav ve ekmek çok yedim. Ne gibi bir etkisi oldu bilmiyorum.

Ama deliler gibi yiyip kilo alan ve bebekleri tombik tombik olan anneler de gördüm. Kafam karıştı. Üstüne bir de yavaş yavaş kilo vermeye çalışıp da bebeği zayıflayan anneler de gördüm. Ve bir sonuç çıkardım kendimce. Evet bebek emdikçe tüm vitamin ve mineralleri bizim vücutlarımızdan çekiyor. Biz iyi beslenmesek de bizi sömürüyor. Peki ya kalori? Bence bu göz ardı edilen önemli bir konu.

Evet mutlaka ama mutlaka günde 3 litre su içilmesi gerekir.

2 litresi kendimiz için, 1 litresi de bebeğe üretilecek süt için. Bunun dışında her öğünde her besin grubundan tüketilmesi gerekir. 3 saatten uzun aç kalınmaması gerekir. Vücudumuz belki kendine sakladığı depolarından vitaminleri bebeğe verebilir ama kalori veremez. Çünkü vücudumuz kalori üretmez. Kalori dışardan alınır. Ama elbette ki kalori var kalori var. Bir bardak kola, hamburger ya da nutella veya baklava ile aldığınız kalori tamamen size zarar. Ayrıca bebeğinize geçecek gereksiz şeyler de cabası. Bu ek 300 kaloriyi sağlıklı besinlerden, sağlıklı yağlardan ve sağlıklı kuru yemişlerden almalısınız. Çünkü yediğiniz herşey bebeğinize geçer. Sanki direk onu besliyormuş gibi düşünün. Adeta bir sporcu gibi iyi beslenin. Bu sütünüzün kalitesini arttıracaktır.

Bunları yemeden sadece su ile sütünüzü arttırmaya çalışırsanız sütünüz de sulandırılmış gibi olacaktır. Sadece yiyerek sütünüzü arttırmaya çalışırsanız vücudunuzdaki su miktarı az oldugu için süt üretimi miktar olarak az kalacaktır. Bu ikisini de yapıp düzenli, sık sık, uzun uzun aktif emzirmezseniz yediğiniz içtiğiniz herşey size yapışacaktır. Bu dengeyi çok iyi kurmak lazım.


İlk aylarda süt üretimi fütursuzca artar. Sonra bebeğin ihtiyacına göre azalır ve bir düzene oturur. Siz de artık dolu dolu şiş hissetmiyorsunuz diye sütüm azaldı zannedebilirsiniz. Endişelenmeyin, bebeğinizi gözlemleyin. Gece uzun uzun uyuyorsa, gündüz neşeliyse, sağlıklı gözüküyorsa kendinize güzel bir çay demleyin ve arkanıza yaslanın. Bunu hakettiniz! :)

23 06 2015

Tuvalet Iletisiminden Egitimine Gecis - 18 Ay


Bildiğiniz gibi ben Beril’e yaklaşık 2.5 aydan beri tuvalet iletişimi uyguluyorum. İnternette bolca bilgi bulabileceğiniz bu iletişim türünden biraz bahsetmek isterim. Daha fazlasını isteyenlere özellikle Bezsiz Bebek adlı kitabı, bulamazlarsa aynı isimli facebook grubunu öneririm.

Tuvalet iletişimi adından da anlaşılabileceği gibi bir iletişim türü. Yani hiçbir zorlama vb olumsuz davranış yok. Tek yapmanız gereken bebeğinizin kakası ya da çişi geldiğini anladığınızda veya tahminen uzun süredir çiş kaka yapmadığında onu tuvalete götürüp ihtiyacını gidermesine yardımcı olmak. Çünkü sanılanın ve öğretilenin aksine bebekler kendilerini kirletmekten hoşlanmazlar. Sadece zamanla çaresizce buna alışırlar.

Hatırlayın, daha 15 günlükken emzirirken kakası gelir ve aniden kıvranmaya başlar bebek. Onu kucağınızdan bırakana kadar yapmaz bazen. Ya da tam bez değiştirirken yapıverir. 15 günlük bebeklerin de nasıl tuvalet ihtiyacını gidermesine yardımcı olabileceğinizi gösteren youtube videolarını ‘elimination communication’ başlığı altında bulabilirsiniz. Ama dediğim gibi ben 2.5 aylıkken başladım. Yaklaşık olarak 6. ayda lazımlığa oturtarak (tavsiyem ikea büyük beyaz lazımlık) başlayabilirsiniz eğer endişeleriniz varsa. 6.aydan önce de tuvalete tutmak istemiyorsanız bezi açık şekilde alt değiştirme örtüsüne yapmasına izin verebilirsiniz. Lavaboya, tuvalete ya da herhangi bir kaba da sırtı size dönük şekildeyken bacak içlerinden tutarak çişş pss sesi çıkarıp suyu açarak tutabilirsiniz.

Daha ileri götürmek isterseniz mevsim uygunsa bezsiz zaman geçirebilirsiniz. Bu sayede çiş ya da kaka yapmadan önce ne gibi sinyaller verdiğini anlayabilirsiniz. Tuvalet iletişimindeki amaç tamamen bebekten gelen işaretleri anlamak ve nasıl ki acıktığında karnını doyuruyorsak bu ihtiyacını da gidermesine yardımcı olmaktır. Pek çok kültürde yeri olan bu konuyu aile büyüklerinizden ‘biz sizi bebekken lavaboya tutardık’ şeklinde de duyabilirsiniz. Aslen doktorların kasları gelişmez, travma olur şöyle böyle dediklerine inanmayın. Bir insan evladı nasıl herhangi bir kası çalışmadan doğabilir ki? Daha da önemlisi bir kas çalışmadıkça unutulur. Bu nedenle yeniden öğrenilmesi çok daha zor olur.

Şimdi diyelim ki cesret edemediniz ya da geç kaldınız. 18.aya kadar geç kalınmış sayılmazsınız. Yalnız bebeğiniz 18 aylık olmuşsa ve tuvalet eğitimi vermek istiyorsanız belki klasik tuvalet eğitimini denemelisiniz ki şu an benim bu konu ile ilgili geniş bir bilgim yok. Kendiniz araştırmanızı tavsiye ederim.

9 ya da 12 aylıkken ya da bu aralarda bir yerlerde mutlaka ama mutlaka biz lazımlık edinmenizi tavsiye ediyorum. İlk zamanlar (yaklaşık olarak 2-3 hafta) sadece bebeğinizin her alt değiştirmesinde lazımlığa oturtun. Oturmak istemezse zorlamayın. Oturması için eline bir oyuncak verebilirsiniz. Aynı anda siz de tuvalete oturup rol modeli olabilirsiniz. Onunla sakin sakin konuşun, ‘buraya çişini kakanı yapabilirsin, ben de yapıyorum’ şeklinde. Emin olun o sadece bebek, salak değil. Sizi anlayacaktır. Her bez değişiminin üzerine uzun süre çiş yapmadığını farkettiğinizde ve kakasını yaparken ya da yapmadan önce anlarsanız götürebilirsiniz. Çişşş ve pısss diye ses çıkarabilir, biraz su açabilir ya da hafifçe üfleyebilirsiniz. Ürperdiği zaman eğer varsa çişini yapacaktır.

Yaptığı zaman onu bolca alkışlayın, övün, teşekkür edin. ‘Aferim, bak çiş yaptın’ şeklinde. Kalkınca çişine ya da kakasına bakabilir, onu tuvalete döküp sifonu çekerken el sallayıp baybay diyebilirsiniz. Her seferinde çişi ya da kakası gelirse size söylemesini rica edin.

Diş çıkarma, hastalık, büyüme atağı, misafir ya da misafirlik, yolculuk ya da herhangi bir değişiklik olan dönemlerde oturmak ya da yapmak istemeyebilir, zorlamayın. Söylüyorsa altına yapmaya başlayabilir, önemsemeyin. Bu dönem geçince normale dönecektir.

1 yaşından sonra günde 4-6 kez düzenli saatlerde lazımlığa götürmeye başlayın. Bu dönemde ara ara söylemeye başlayabilir. Ya da alışkanlık olarak her götürdüğünüzde yapabilir. Benim kızım 16 aylık olduğunda günde 1-2 bezle idare edecek kadar söylüyordu. Ama bu asla düzenli olmadı. Bazen 3-4 gün hiç gitmek istemiyordu.

17 aylık olduğunda herhalde diğer herkes gibi olacak bu iş diye düşündüm. Ama birden bire çok daha fazla söylemeye başladı. Ben de 17,5 aylıkken yazlıkta bezini çıkarıp don giydirdim. Güzelce anlattım ‘bak artık bez giymiyorsun bunun adı don, çişin kakan gelirse sakın altına yapma ve bana söyle’ Tabi ki ilk gün 5 kez falan kaçırdı. Kaçırınca ‘hiiiiii’ dedik çok abartmadan. ‘Bak çişin hep yerlere döküldü, gel önce tuvalete gidelim çiş yapalım. Sonra yerleri silip üstünü değiştirelim’ Bu durumda üstünü değiştirip bacaklarını ıslak mendille silmniz yeter. Her seferinde yıkayamazsınız, sadece her akşam normal banyo yaptırırsınız. Her kaçırdığında büyük bir olay olacağını düşünürse istemeyebilir.

5 gün boyunca uyanık olduğu zamanlarda don giydirdim. Üstüne de bir elbise. Elbisesi kirlenmediği için sadece donunu değiştirdim. Pratik, ikiniz için de kolay ve doğal bir süreç olmalı. Asla kızmayın, büyük tepkiler vermeyin ama bir dahaki sefere tuvalete yapması gerektiğini anlatın.

Bu arada 17 aylıkken tuvalet adaptörüne geçtik çünkü daha önce dengesini sağlayamadığı için korkuyordu. Bu kararı bebeğinize bırakın. Kendini güvende ve rahat hissetmesi en önemli konu. Daha güvende olması için ayaklarını bir tabure ya da basamağa basması uygun olabilir. Özellikle ilk günler.

Yazlıkta 5 gün boyunca uyanık olduğu saatler bez giydirmedim. Kazalar git gide azaldı. Ama sonra ateşlendi ve 8 saat yolculukla eve dönmemiz gerekti. 3 gün bez giydirdim. Uzmanlar ve büyükler bir kere çıkardın mı hep çıkaracaksın, gece gündüz aynı anda çıkaracaksın diyorlar. Ama şu an ne bende bunu yapacak enerji var ne de Beril’den bu kadar fazlasını bekleyebilirim. Ben şuan tamamen doğaçlama, içimden geldiği gibi, kendi kafama göre bir yöntem uyguluyorum.

3 gün bezli ve hasta geçtikten sonra tam 18 aylık olmadan 1 gün önce, Pazartesi günü başlarım diye düşünüyordum ama hafiften tembellik de beni dürtüyordu. Ankara serin, halıları kaldırsam mı, ne giydirsem of pof dedim. Ama o sabah Beril ilk tuvalet mesaisinden sonra bez giymek istemedi. Ben de dedim Sinem hadi başlıyoruz.

O sabah tam 4 kez kaçırdı. Dedim ki kesin unuttu tak çıkar kafası karıştı. Ama o gün öğle uykusuna da bezsiz yatırdım. Tabi ki her yarım saatte bir tuvaletin var mı diye sordum. Her söylediğinde koşa koşa tuvalete götürdüm. İşi onun için eğlenceli ve hızlı bir hale getirdim. O öğle uykusundan kuru kalktı. Akşma kadar hiç kaçırmadı. Gece normal bezini bağladım. O işi şimdilik askıya alıyorum. Duruma göre 1-2 ya da 3 ay sonra düşünebilirim.

Ve bugün 2.gün. sabahtan akşama kadar 12 saat boyunca hiç kaçırmadı. Doktora gittiğimiz 1 saat boyunca dışarda da kaçırmadı. Şu an tam 18 aylık. Ve ben inanılmaz mutluyum :)

Zaten ramazan ayındayız, haftasonları pek dışarı çıkmıyoruz. O nedenle gece uykusu hariç olmak üzere artık Beril bezsiz. Ve bu iş benim için inanılmaz kolay ve stressiz oldu. Mutlaka ama mutlaka herkese tavsiye ediyorum. Bana her zaman soru sorabilirsiniz. Instagram’ı aktif olarak kullanıyorum, oradan daha rahat haberleşebiliriz.

Bebeği 18 aydan büyük olanlar için şunu eklemek istiyorum. Bugün doktorumuza bezi bıraktığımızı söylediğimde önce bir gözleri büyüdü daha çok erken der gibi. Ama sonra erkeklere 24-27 ay arası, kızlarda 21-24 ay arası tuvalet eğitiminin verilmesi gerektiğini söyledi. Yani o 2 yaşından sonra lafını kullanmadı. Çocuğu kendi haline bırak hazır olunca söyler demedi. Kimse kusura bakmasın ama 3-3,5 yaşında bezli çocuklar görüyorum. Bu artık hazır olup olmama durumu değil, çok ciddi bir sorun. Lütfen çocuğunuzu o aşamaya getirmeyin. Ben tuvalet iletişimi uyguladığım için hep daha erken bezi bırakacağımızı sanmıştım ama Beril hazır değildi. Bebeğinizin tam hazır olduğu zamanı bulun ve o şansı kaçırmayın. Önden bol bol alıştırma yapın. Ve pozitif olun :)


26 04 2015

#sinemdiyette


Bu iki fotoğrafın arasında 4 ay var belki ama ben 3 aydır diyetteyim. İlk 1 ay çok sıkı bir diyet uyguladım, 4.6kg verdim. 2. ay orta seviyeli bir diyet uyguladım ve 2.4 kilo verdim. 1 aydır da dikkat ederek kilomu koruyorum. Sadece biraz ara vermek ve sağlıklı beslenme tarzına alışmak için. Şimdi yeniden ilk ay yaptığım sıkı diyete başlayacağım. Toplamda 7,2kg verdim. 

Instagram'da kilo verdikçe yazıyorum ama buraya yediğimi içtiğimi yaptığımı da anlatayım istedim ki kilo vermek isteyen herkes faydalansın. AMA! Herşeyden önce belirtmek isterim ki ben doktor, diyetisyen ya da sağlık uzmanı değilim. Bir diyetisyene gitmiyorum. Sadece kendi vücudumdaki (şeker,tiroıd,vb) sağlık sıkıntılarımı, bana kilo aldıran gıdaları biliyorum. Daha önce de bir defa diyet yapmış olduğum için (o zaman 6 kilo vermiştim, o kadar fazlam vardı) kendi bilgilerime göre bir diyet uyguluyorum. Lütfen siz de kendi içinizi dinlemeden diyet olsun olmasın hiçbir şey yapmayın.

Boyum 1.65, 26 Ocak tarihindeki kilom da 76,4. Şuan 26 Nisan ve kilom 69,2. Ulaşmak istediğim kilo ilk olarak 65. Siz de önce kendinize ulaşabileceğiniz ufak bir hedef koyun. Ancak vücut kitle endeksime göre (google'da atarıp otomatik hesaplayan sitelere ulaşabilirsiniz) 59 kilo olmam gerekiyormuş. 21 yaşına kadar da kilom 52 idi. O zamanlar da çok zayıftım belki ama neyse. Şimdilik 65, sonrasında da 59 hedefim. Bu yaz yavaş yavaş 65 olmayı, tekrar Ocak ayı geldiğinde ise 59 olmayı ve bu kilomu korumayı hedefliyorum. 

Bu arada beni en çok şaşırtan şey ise ölçülerim. Diyetten önce 100-110-100'düm. Tam bir elma tipi. Bacaklarım zaten incecik ama artık onlar da kalınlaşmaya başlamıştı. Şu an 100-87-100! İnanılmaz bir şey. Tam 23 cm. Demekki en büyük problemim olan göbek kısmından vermişim tüm 7 kiloyu! 

Şimdi biraz diyetimden bahsetmek istiyorum. 

İlk 4 hafta:

-sabah: yulaf ezmesi, yağsız süt, bal
-sabah: 2 haşlanmış yumurta, peynir, domates, salatalık, zeytin yeşillik

-ara: yeşil elma, yağsız süt veya yoğurt

-öğlen: salata. (evdeki en büyük salata kasesine, tüm yeşillik ve domatesler isterseniz çiğ sebzelerle. içine mutlaka ama mutlaka tavuk, balık, yumurta, veya yeşil mercimek ile. zeytinyağı limon tuz serbest.)

-ara: bir avuç kuruyemiş (avucunuza ne sığdırabilirseniz istediklerinizden)

-akşam: çorba, evdeki yemekten bir tabak, ortadaki salata, yağsız yoğurt

-gece: yağsız süt, 4-5 çiğ badem

İkinci 4 hafta:

-sabah: 1 dilim tam buğday ekmeği, haşlanmış yumurta ya da peynirli omlet, domates, salatalık, zeytin, peynir, yeşillik
-sabah: yulaf ezmesi, normal süt, taze ya da kuru meyveler yemişler, bal

-ara: 1 adet meyve (mevsimine göre)

-öğlen: 1 tabak az yağlı sebze yemeği, 1 dilim ekmek, yoğurt

-ara: 1 avuç kuruyemiş, 1 bardak süt

-akşam: ilk 4 hafta ile aynı.

Son 4-5 hafta:

Artık haftada 1-2 defa çok az makarna ya da pilav, yarım porsiyon tatlı yenebilir. ilk 4 hafta sonunda ya da ilk 5 kilo verildiğinde (hangisi daha önce olursa) 1 öğün ödül. Ne isterseniz, istediğiniz kadar tek öğün. Ondan sonra 10 günde 1 öğün ödül. 1 gün değil 1 öğün!

Ben şuan 3 ayı geride bıraktım. Yeniden ilk 4 hafta diyetine döneceğim çünkü kilo vermem durdu. Yani dikkat ederek kilo verilmiyor. Bu arada squat dışında hiç spor yapamadım. Onu da son zamanlarda boşlamıştım. Şimdi plates dvd'si aldım. Her gün yapacağım. Eğer fırsatınız varsa mutlaka yürüyün. Benim 2-3 hafta hiç kilo vermediğim olmuştu sonra birden verdim. Sakın bırakmayın. Bitki çayları, bol su kilo vermenize ve ödem atmanıza yardım eder. Metabolizmanızı hızlandırmak için kilo vermenin durduğu zamanlarda 1 günlük sebze suyu detoksu yapabilirsiniz. O gün sadece katı meyve sıkacağından sıkılmış taze sebze suyu içilecek. 10 günde 1 yapabilirsiniz. 

Tekrar hatırlatıyorum ki ben doktor ya da diyetisyen değilim. Ekmeksiz olur mu yaa gibi bir yorum yapmak isteyenler hiç kendini yormasın. Ben, nasıl kilo verdin ne yedin ne içtin sorusuna cevap veriyorum. Kimseye özel bir tavsiyem yok.

Sevgiler :) 

10 01 2015

Beril'in Ilk Dogum Gunu Dekorasyonu


 
Instagram'dan takip edenler bilir, 23 Aralık'ta Beril'in doğum gününü 32 kişilik kalabalık ailemiz ve yakın arkadaşlarımızla kutladık. O güne dair herşey çok özel ve heyecanlıydı. Bu hisleri daha da arttırmak için herşeyi kendim hazırladım :) Ve şimdi sizlerle paylaşıyorum. Görsellerin hepsi tarafımdan kızım Beril için hazırlanmış, her türlü kişisel kullanıma uygundur. Soranlara benden aldığınızı söyleseniz yeter :)

Tüm görselleri şimdi büyük boyutlarda buraya koyuyorum. Kaydedip 120gr A4 kağıda bastırıp kesip katlayıp kurdele ve iplere bağlayıp siz de doğum günü, diş buğdayı, baby shower veya herhangi istediğiniz partinizi renklendirebilirsiniz. Büyük arkaplan resmini ben 2m x 1.5m olarak brandaya bastırmıştım.Hatta belki ismi Beril olan bir kızınız varsa bu parti dekorasyon görselleri tam ona göre olabilir :)

İlerleyen zamanlarda kişiye özel parti dekorasyon süslemeleri yapmayı düşünüyorum. Arka plan, üçgen bayraklar, cupcake sargıları, su şişesi sargıları, amerikan servisler, peçetelikler, kürdanlıklar, cupcake üstleri, yiyecek üstleri, isimlikler, davetiyeler, kara tahta anı panosu... Artık aklınıza ne gelirse. Bunun için iletişime geçmekten çekinmeyin :) fashionsletter@gmail.com

Ayrıca pasta yapımaya da başladım ama henüz gelişim aşamasında :) Instagramdan takipte kalın :)

orta sıradakini iple pasta üstü süslemesi olarak kullandım

bu ve alttaki mama sandalyesi ismi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



28 08 2014

Kati Gida vol.1

Instagram'da #prilinyemekleri etiketiyle kızıma verdiğim yemekleri paylaştıkça pek çok soru gelmeye başladı. Ben de kalıcı bir bilgi olması için bloga bir katı gıda yazısı yazmaya karar verdim. Ancak öncelikle söylemek istediğim birkaç birşey var hanımlar beyler.

En önemlisi ben doktor veya beslenme uzmanı değilim anneyim. Kızım için en iyisi olanı yapmaya ve yaptığımı paylaşmaya çalışıyorum. Soru sorulmadıkça bilgiç tavsiyeler vermiyorum. Bir diğer önemli şey ise anne sütü. Ben bir gafletle katı gıdaya erken başladım. Her yerde 4-6 ay arası dese de lütfen siz bebeğiniz 6.ayı doldurana dek ağzına birşey vermeyin.

Aslen 1 yaşına hatta 2 yaşına dek sadece anne sütü bebeğinizin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilir. Tabi ki anne iyi beslendiği sürece. Ama geçen yıllar, değişen kültürler ve yapılan araştırmalar sonucu bebeğin düzgün bir beslenme alışkanlığı edinebilmesi için 6.ayda katı gıdaya başlanması gerektiğine karar verilmiş.

Bebeğiniz 5.ayı doldurduğunda doktorunuz katı gıdaya başlaması gerektiğini söyleyebilir. Bazı durumlarda daha erken de başlanması tavsye edilebiliyor. Ancak bebek ne kadar zayıf da olsa katı gıda ile kilo almıyor. Eğer anne sütü yetersizse mutlaka gerektiği kadar formül mama (bebek sütü) verilmeli. Katı gıdaya erken başlamak, gereğinden fazla vermek malesef bebeğin memeden soğumasına ve erken bırakmasına, karnı doyduğu için anne sütünden alacağı faydalardan mahrum kalmasına yol açacaktır. Ayrıca 6.ay öncesi bebeğin sindirim sistemi hazır değildir, dik oturması da biraz zor ve yorucu olabilir.

Katı gıdaya başlamak için 6.ayın dışında bazı farklı kriterler de var. Bebeğinizin destekli veya desteksiz bir şekilde dik oturabilmesi gerekir. (Asla asla bebeğinize yatar pozisyonda bir şey vermeyin. Asla.) Emmeye programlanmış ağız ve dilin de katı gıdaya hazır olması gerekir. Ağzına birşey değdiğinde diliyle itip emmeye çalışıyorsa henüz hazır değildir. Bebeğin sizin yediklerinize atlaması, aç aç bakması, ağzının sulanması bir belirti değildir. Bunu çok erken de yapabilir, hiç de yapmayabilir.

Katı gıda konusuna da bir giremedi şu kadın hani tarifler hani menüler diyorsanız şu anda ayrılabilirsiniz. Çünkü kadı gıdaya başlamaya hazır olmak, başlamaktan daha önemlidir. Asıl konuya girmeden önce bazı yapılmaması gerekenlerden de bahsetmek istiyorum. Bebeğinizi ASLA;

-yemesi için zorlamayın
-bulamaç yapmayın
-mutfak robotu kullanmayın
-sırf yesin diye zararlı şeyler vermeyin
-sürekli siz yedirmeyin, kendi yemesi ve keşfetmesi için zaman verin
-şeker, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılar vermeyin
-1 yaşına dek keçi-inek sütü, yumurta beyazı, bal, tuz vermeyin
-ölüm kalım gibi acil bir durum olmadıkça hazır birşey vermeyin

Bu "hazır birşey" konusunu biraz açmak istiyorum. Bebeğinize marketten hazır olarak alıp vereceğiniz gerçekten ihtiyaç olan tek şey devam sütüdür. O da anne sütü yetersizse. (Bu yetersizse konusunu başka bir yazıda ele alıp kendim dahil bebeğine mama veren herkesi yerden yere vuracağım.) Toz kaşık mama karışımı, bilmemkaç tahıllı gece muhallebisi, demir katkılı zart zurtu, bebe bisküvisi, kavanoz mama. Bunları vermiyoruz! Gerekirse eline ekmek veriyoruz, bütün gün emziriyoruz ama bunları vermiyoruz. Şimdi kızımın bir iki kavanoz mama yiyip kabardığı korkunç görüntüyü burada paylaşmak istemiyorum.

Bunların dışında yumurta sarısı, domates, portakal mandalina gibi turunçgiller, çilek ve bazı yiyecekler alerji ihtimali yüksek besinlerdir. Verirken gıdım gıdım başlayıp, bebeğinizde bir kusma kabarma kızarıklık kaşıntı olmadığına emin olduktan sonra az az verebilirsiniz. Tercihen hiçbir zaman çikolata, şeker, reçel vermiyoruz. Pekmez de vermenize gerek yok, çünkü bir demir deposu değil.

6. ay bitince veya bitmesine doğru önce bebeğinizin karnının sütle iyice doyduğundan emin olun. 15 dakika kadar sonra mama sandalyesinde dik bir konumda oturtun. Her yiyeceği 3 gün kuralına uyarak tattırmaya! yedirmeye değil tattırmaya başlayın. 7.ay bitene dek önce 3 gün yoğurt (2-3 tatlı kaşığı) verin. İlk günler öğürebilir, tükürebilir, elini yemeğe sokabilir, etrafı kirletebilir, yemeyebilir. Ne yaparsa yapsın sakince gülümsemeye devam etmelisiniz. Sizin tepkilerinizi sandığınızdan daha çok hissediyor.

Sonra haşlanmış ezilmiş sebze püresi (tek bir sebzeden), cam rendede ezilmiş meyve püresi (tek bir meyveden) verebilirsiniz. Miktar 30-50ml arası olabilir. Unutmayın bu miktarı yemek zorunda değil, daha fazla yememesi için sınır koyuyorum. Bu tattırma denemelerini sabah-öğle saatlerinde yaparsanız akşama doğru bebeğinizin verdiği tepkiyi görebilirsiniz. Eğer kusma, ishal, karın ağrısı, ciltte kızarıklık-döküntü, huysuzluk olursa katı gıda vermeyi kesin. 3 gün sonra yeniden başlayın. Eğer tek bir yiyeceğe bu tepkileri verirse o yiyeceği kesin 7-10 gün sonra yeniden az bir miktarda deneyin. Unutmayın ileride de bebeğinize ilk defa vereceğiniz bir besini 3 gün üst üste denemeli ve az miktarda başlamalısınız. Bebekler bazen beklediğimizden daha fazla tepki gösterebiliyor.

1 ay boyunca aklınıza gelen mevsim sebzelerini ve meyvelerini denedikten sonra daha önce yediği besinleri birbiri ile karıştırarak verebilirsiniz.

6. ayda yoğurt, meyve ve sebze yiyebilir.

7. ayda bunlara tahıl(irmik, pirinç unu, tam buğday unu) ve tavuk-et-balık suyu eklenebilir. Kalorisini ve lezzetini arttırmak için 1 çay kaşığı zeytinyağı ve tereyağı ekleyebilirsiniz. Bir öğün meyve ve yoğurt bir öğün sebze ve tahıl olmak üzere iki öğün 50'şer ml yiyebilir. (meyve-tahıl, sebze yoğurt da olabilir tabi. her gün herşeyi yemek zorunda değil ama dengeli bir beslenme düzenine alışması, ilerde birinden birini reddetmemesi için böyle alıştırabilirsiniz.)

8.ayda bebeğin iştahına göre günde 3 defa 50-100ml'lik öğünler yiyebilir. Kahvaltı, öğle ve akşamüstü. Ben genelde akşamüstüne meyveli yoğurt veya muhallebili meyve veriyorum ki gece yatarken midesi rahat olsun. Ve hayır akşam ya da gece verilen muhallebi tok tutmaz, siz iskender-künefe yedikten sonra gece nasıl uyuyorsunuz? 7.aydakilere ek olarak et, tavuk, balık eklenebilir. Kahvaltıda yumurta sarısı ve tuzsuz ev peyniri, mümkünse tuzsuz tam tahıllı ekmek yiyebilir.

Bebeğinizin dişleri varsa her zaman eline parmak yiyecek verebilirsiniz. Parmak yiyecek adı üstünde parmak şeklinde veya bebeğinizin tutabileceği şekilde yumuşak ama dağılmayan her türlü yiyeceği eline verebilirsiniz. üstüne dökmesine, saçına başına sürmesine, her yeri kirletmesine izin verin. Dokunup tadıp koklayıp görüp tüm duyularını harekete geçirecek, beyin gelişimine ve keşfetmenin heyecanına destek olacaktır.

Bu kitabı mutlaka tavsiye ediyorum. O tabak bitecek mi kitabında genel olarak görmüş olduğunuz kaşıkları bir kenara bırakıyoruz. Bebeğimizin dişi olsun olmasın katı gıdaya başladığımız ilk andan itibaren tüm yiyecekleri önüne koyuyoruz. Yerse yiyor yemezse yemiyor zorlamıyoruz. Bebeğin katı gıdaya kendi kendine geçişini izliyoruz. Pek çok açıdan faydası olan bir yöntem. Ben yarı zamanlı uyguluyorum. Yani bazı öğünlerde önüne koyuyorum bazı öğünlerde ben yediriyorum. Aslında 6.aylıkken daha fazla kendisi yiyordu. Sonra diş ağrıları başladı ve dişi hala çıkamadı. Bu nedenle ellerini açıp benim yedirmemi istiyor. Yine zorlamıyorum. Kendi yemek isterse diye her zaman önüne sevdiği birşeyler veriyorum. Ama bu kitap ve bu yöntem olmasa da 8-9 aylık olan bebekler artık yavaş yavaş eliyle veya çatalla kendi kendine yemeyi öğrenmesi gerekiyor. Bizler gibi yemesini beklemeyin elbette ama çatala batırılmış bir parça yiyecek verebilir ya da yemeği eline tutuşturabilirsiniz. Zaten terlikten çoraba her bulduğunu ağzına sokmuyor mu?

Son olarak Instagram'da bizi ve katı gıda serüvenimizi takip edebilir, #prilinyemekleri etiketlerini aratıp daha önce paylaştıklarımı görebilirsiniz. Ayrıca bir de #prilinkahvaltısı etiketi var. Çok birşey yok ama kahvaltı annelerin kafasını diğer öğünlerden daha fazla karıştırıyor sanırım. Sormak istediğiniz birşey olursa bana her zaman buradan yorum bırakabilir, Instagram'dan mesaj atabilir veya mail atabilirsiniz. Ayrıca Doğal Beslenme Rehberi ile Bebek ve Çocuk Yemekleri adlı kitaplar benim elimin altındakiler. Bunun dışında gurmebebek.com adresinden de pek çok bilgi alıyorum. Yine de siz siz olun kimseye domates peynir ekmek yumurtayı bulamaç mı yapacağız diye sormayın, internet elinizin altında :)



  • Doğum Hikayemiz - 40+4 e geldiğim 23 Aralık gecesi 7-8 defa sancı benzeri bir ağrı beni uyandırdı ama uykuma devam edebildim. Sanırım saatte 1 geliyordu. Sabah 7.35’te Uğur...
    1 yıl önce

Her Hakkı Saklıdır © Bu sitede yer alan hiçbir veri, izin alınmadan kopyalanamaz, başka bir yerde yayımlanamaz.



Web Analytics